Medikal turizmde öne çıkan iki tehlike “Batının İntikamı” ve “Finansal Kriz”dir. Batı olarak kastedilen, sağlık alanındaki müşterilerini Doğuya kaptıran tüm ülkelerdir. Tabi ki tüm Medikal Turizm Ülkelerinin aynı zamanda, kendi vatandaşları da, Avrupa ve ABD’ye sağlık turizmi nedeniyle gitmekteler. Bunun çok mükemmel bir şey olduğunu ve ticaretin amacının zaten bu olduğunu düşünebilirsiniz. Ancak her şey bu kadar mükemmel değildir, çünkü ortada bir ticaret dengesizliği vardır ve Batı bu durumdan hoşnut değildir ve de bu konuyu kendi haline bırakmayacaktır.

İflas eden sağlık sistemleri…

Yerel sağlık sektörlerinin karşı karşıya kaldığı finansal kayıp yanında, hükümetlerin bu konunun ciddi sosyal ve politik sonuçları nedeniyle prestij kaybı da bulunmaktadır. İngiltere ve Kanada gibi ülkelerin kendi ulusal sağlık sistemleri vardır. Bir zamanlar gurur kaynağı olan bu sistemler artık kendi vatandaşlarının beklentilerini ve taleplerini karşılayamadığından misyonlarını koruyamaz hale gelmişlerdir. Hükümetler yerel sağlık sistemi sağlayıcılarının yardımıyla, sağlık sistemlerini onarmaya kararlıdır (daha az bekleme süresi, daha iyi servis). İngiltere sisteme daha fazla para enjekte etmekte, daha fazla sayıda doktoru işe almakta ve etkinliği artıracak önlemler almaktadır.

ABD’de sağlık sigortası sektörü (ve çalışanları), Tayland, Singapur ve Hindistan’daki hastanelerle pazarlık halindedir, yerel sağlık sağlayıcılarından daha iyi fiyatlar almaktadır. Bu da yetmezmiş gibi Kanada ve ABD deki sağlık bakımı sağlayıcıları arasında, bu ülkeler Medikal Turizm Destinasyonları olarak görülmeye başlanmıştır. Aynı zamanda, Sağlık Bakımı arbitrajı olgusu ile de karşı karşıyadır. ABD’deki farklı şehirler arasındaki fiyat farkı, ülke içi medikal turizme neden olmaktadır.

Sonuç olarak Doğuya olan trafikte, daha düşük fiyatlar beklenmektedir. Önceden de tahmin edildiği gibi hem seçici /isteğe bağlı ve hayati önemi olan medikal bakım için bu durum geçerlidir.

Finansal kriz…

Sağlık Turizmi Kontrol Sistemimiz, birçok Sağlık Turizmi ülkesinden gerilim sinyalleri almaktadır. Doluluklarının hayli fazla olduğunu ifade eden uzak doğu hastanelerinin bulunduğu Tayland da bugün boş yatak sorunu ve diğer bölgesel hastanelerde “düşük sayıda yatak” sorunu bildirilmektedir. Tabi ki buna bir de ülkedeki politik sorunlar da eklenmiştir. Singapur’dan da benzer haberler alınmaktadır. Hindistan’da, bu yıl, hayati tehlike yaratmayan hastalıklara ait cerrahi işlemlerde azalma kaydedilmiştir. Hindistan’daki hastaneler, Medikal seyahat konusunda daha az talep aldığı dile getirilmektedir. Malezya’da, Malezya Özel Hastaneler Derneği, gelecek sene yurtdışından gelecek hasta sayısı tahminini düşürmüştür. Tabi ki, tüm bunlara rağmen Medikal Turizm spekülatörleri bloglarında hala Hindistan’daki medikal turizmin artmakta olduğunu bildirmeye devam etmektedir. Medikal Turizmin gelişimi ve büyümesi teşvik edilmeye devam ediliyor olsa da, asıl rakamların düşüncesizce şişirildiği ortadadır.

Kriz ve sağlık turizminin geleceği…

Yunancada “krisis”in anlamı “karar” veya göz önüne alma sürecidir. Kriz bizi kendimize getirir ve akılcı olmayı gerektirir. Medikal Turizm alanında da Sağlık Turizminde krizin etkileri hissedilmeye başlanmıştır. Tabi ki, bu durum bir sonun başlangıcı olarak görülmemelidir, ancak bir devrin kapanmakta olduğuna işaret edebilir. Yeni dönemde, “ciddi – amaca yönelik – yatırım” konularını finanse eden bir bütünleşmenin gerçekleşmesi kaçınılmazdır. Sağlık Turizminin ne anlama geldiğini düşünmek yerine ileride ne olabileceğini düşünmekte fayda var. Sağlık Bakımı, 8 endüstri alanında ortak bir alandır ve 100’den fazla ülke, Sağlık Turizmi konusunda servis sağlamaktadır. Ayrıca, hemen hemen tüm bu ülkelerde, Sağlık Turizmi düzensiz bir şekilde gelişmesine devam etmekte; “amaca yönelik” ciddi yatırımlar yapılmamaktadır. Sonuç olarak, bu sanayi bölünmüş ve etkisiz olarak gelişmiştir.

Sağlık Turizmini daha fazla geliştirmek için olan yatırım fırsatları, bu sanayiyi “global pazarda” ele almalıdır. Sağlık Bakımı sibernetiğinin tek başına üstesinden gelebileceği konular sınırlıdır. Birçok kişi “yeni yatırım olanaklarının olduğu alanları” not etmeye başlamıştır. Sağlık Turizminin geleceği parlak olabilir. 

> Bize Sorun