Her bireyin problemleri farklıdır, dolayısıyla problemleri doğuran nedenlerde farklıdır. Yaşlanma karşıtı terapilerde önemli olan ilk adım ciltteki problemleri doğuran nedenleri tespit edip ortadan kaldırmak veya küçültmektir. İkinci adım ise kişiye zarar vermeyen, cildin alt yapısını güçlendirecek ve problemlerini de küçültecek terapileri planlamaktır. Üçüncü adımda ise gelecekte cildin yaşayabileceği risklere karşı cildin gücünü artıracak terapileri planlamaktır. Son olarak ise cildin içerisindeki uyuyan fabrikayı canlandıran bu adımlarda cildin ihtiyacı olan maddeleri ( vitamin, mineral, element, besleyiciler vs. ) bakımlarla cilde kazandırmaktır. Bu klinik bakımların paralel olarak evde de sürdürülmesi son derece önemlidir.

Güçlü saçlar...

Saç köklerindeki protein üretimini artıran, saç köklerindeki asalaklar olan demodexleri ortadan kaldıran ve uyuyan biyolojiyi güçlendiren teknoloji radyofrekans ve diyatermi metotlarının bileşiminden oluşan radyodiyatermi metodunu Güney Koreliler geliştirdi. Radyofrekans diyatermi altı haftalık kürler halinde 6 hafta boyunca, haftada bir defa uygulanıyor. Ayrıca evdeki bakımda kullanım sistemi olarak saçlı derideki biyolojik faaliyetleri güçlendiren Hairbelle sistemi de kullanıma geçirildiğinde saçlarda elde edilen etkiler güçlü bir şekilde yaşatılabiliyor.

Göz çevresine gençlik...

Özellikle göz çevresindeki elastikiyet kaybına bağlı ortaya çıkan torbalanma problemlerinde esneyen cildi hızla sıkılaştıran, aynı zamanda yüz ve boyunda da elastikiyeti güçlendiren Nlite V Lazer tedavisi ile 1 -2 seansta ciltteki yaşlılık belirtileri onarılabiliyor. Göz çevresinde mimiklerini fazla kullananlar için ise tedaviye Botox ilavesi de başarıyı güçlendiriyor.

Form için…

Kışın kilolar alınıyor, selülitler belirginleşiyor, sarkma problemleri artıyor. Bahar geldiğinde ise bu problemlerin nasıl çözümleneceği yolunda insanlar çare arıyor. İtalyanların geliştirdiği Slim Up sistemindeki kızıl ötesi ışınlar yağların metabolizmasını sağlarken vücuda dost elektrik akımları da kasları güçlendiriyor, cilt sıkılığını artırıyor, birikmiş sıvıların uzaklaştırılmasını sağlıyor. Özellikle bölgesel yağ fazlalıklarında ise şişmiş yağ hücreleri lipokavitasyon ve infraruj metodu ile etkisiz hale getiriliyor. Elektroporasyon metodu ile de dokudaki yağlar, toksinler dokulardan uzaklaştırılıyor.

İleri seviyedeki selülitler…

Selülit bayan erkek herkesin ortak problemi ve lenf sıvılarının hareketsiz bölgelerde birikmesi başlıca neden. Bu bölgelere uygulanan Lavatron radyodiyatermi metodu sayesinde dokular derin olarak harekete geçiriliyor ve ısıtılıyor, böylece hem birikmiş sıvıların içerisindeki yağlar metabolize ediliyor, hem birikmiş sıvılar uzaklaştırılıyor, hem de dokuların elastikiyeti geliştiriliyor.     

Dövmelerden arınmak…

Dövmelerin yaptırılması kadar çıkarılması da oldukça büyük bir zorluk arz ediyor. Dövmelerin çıkarılmasında aktif Q anahtarlı lazerlerden özellikle İngilizlerin geliştirdiği Lumina Q sistemi oldukça başarılı görülüyor. Bu sistem derinlerdeki pigmentleri cilde zarar vermeden patlatıyor ve emilmesini sağlıyor. Bunun için birkaç seans genellikle yeterli olmakla birlikte bazen daha uzun seanslar gerekebiliyor.

Ameliyat izlerine müdahele...

Ameliyat izleri, yara yanık izleri ve sivilce izleri ise yaşamımız boyunca taşımak zorunda kaldığımız problemler. Bu izlerin kaldırılması % 100 olarak mümkün olmasa belli belirsiz hale getirilebiliyor. İngilizlerin geliştirdiği Nlite V lazer sistemi izlerin küçültülmesi için son derece etkin bir sistem olarak görülüyor ve ayda bir gerçekleştirilen seanslar halinde tedavi yürütülüyor. 

> Bize Sorun