GÜZELLİK TRENDLERİ

2014 güzellik trendleri Mart ayı yenilenmek için ideal bir zaman. Daha genç, güzel ve bakımlı görünmek için neler yapabilirsiniz?

Göz çevresinde genç bakışlar...

Göz çevresindeki elastikiyet kaybına bağlı ortaya çıkan torbalanma problemlerinde esneyen cildi hızla sıkılaştıran, aynı zamanda yüz ve boyunda da elastikiyeti güçlendiren Nlite V Lazer tedavisi ile 1-2 seansta ciltteki yaşlılık belirtileri onarılabiliyor. Göz çevresinde mimiklerini fazla kullananlar içinse; tedaviye Botox ilavesi başarıyı güçlendiriyor. Sigara çizgileri… Sigara içenlerde dudaktaki kaslar güçlenerek dudakların büzülmesi, sigaradaki nikotin ve diğer zehirlerden dolayı dudak dokusunun sağlığının bozulması, yenilenme gücünün düşmesi ile derin çizgilerin oluşması sıklıkla görülen olumsuz etkiler. Nlite V Lazer Sistemi, Botox ve ek olarak natürel hyaluronik asit içeren Surgilips dolgu maddesi ardı sıra kullanılarak dudaktaki bu olumsuz etkiler küçültülebiliyor, dudak daha genç ve daha estetik hale getirilebiliyor.





Ağız çevresindeki derin oluklar ve yanaklardaki çökmeler…

 Yaşla beraber yüzde azalan cilt altı yağ dokusu yerine Amerikalılar’ın geliştirdiği LipiVag Yağ Transfer Sistemi ile vücutta fazla olan yağlı bölgelerden alınan yağ ayrıştırılır ve hacim kazandırılmak istenen bölgelere aktarılır. LipiVag Sistemi ile yağ transferinin diğer sistemlerden en büyük farkı; yağ hücrelerinin deforme olmadan, kalıcılığı uzun olacak şekilde otomatik olarak enjeksiyona hazır hale getirilmesi. Bu sistem dokulara sadece hacim kazandırmıyor, aynı zamanda yağ içerisindeki doku parçaları sayesinde cilde dirilik ve gençlik de katıyor.

 Bölgesel yağ fazlalıkları… 

Karın, göbek, bel, basen, üst kollar ve diz iç kesimlerinde yerleşmeye meyilli yağlar, cilt altına girilerek pıhtılaştırılıyor, sonrasında cilt alttan ısıtılarak gerginleştiriliyor. Bu etkiler Fransızlar’ın geliştirdiği Lipoplasti Lazer Sistemi ile tek bir seansta gerçekleştirilebiliyor. Özellikle çene altında gıdık adı verilen problemin ortadan kaldırılmasında son derece etkin bir yöntem. Plastik cerrahlar tarafından uygulanan bu yöntem lokal anestezi ile ve hastane şartlarında gerçekleştiriliyor.

Form için… 

Kışın kilolar alınıyor, selülitler belirginleşiyor, sarkma problemleri artıyor. Bahar geldiğinde ise bu problemlerin nasıl çözümleneceği yolunda insanlar çare arıyor. İtalyanlar’ın geliştirdiği Slim Up sistemindeki kızıl ötesi ışınlar yağların metabolizmasını sağlarken vücuda dost elektrik akımları da kasları güçlendiriyor, cilt sıkılığı artıyor, birikmiş sıvılar uzaklaştırılıyor. Özellikle bölgesel yağ fazlalıklarında ise; şişmiş yağ hücreleri lipokavitasyon ve infraruj metodu ile etkisiz hale getiriliyor. Elektroporasyon metodu ile de dokudaki yağlar, toksinler dokulardan uzaklaştırılıyor. 

İleri seviyedeki selülitler… 

Selülit kadın-erkek herkesin ortak problemi ve lenf sıvılarının hareketsiz bölgelerde birikmesi başlıca neden. Bu bölgelere uygulanan Lavatron radyodiyatermi metodu sayesinde dokular derin olarak harekete geçiriliyor ve ısıtılıyor, böylece hem birikmiş sıvıların içerisindeki yağlar metabolize ediliyor, hem birikmiş sıvılar uzaklaştırılıyor, hem de dokuların elastikiyeti geliştiriliyor.
 
Dövmelerden arınmak… 

Dövmelerin yaptırılması kadar çıkarılması da oldukça büyük bir zorluk arz ediyor. Dövmelerin çıkarılmasında aktif Q anahtarlı lazerlerden özellikle İngilizler’in geliştirdiği Lumina Q sistemi oldukça başarılı görülüyor. Bu sistem derinlerdeki pigmentleri cilde zarar vermeden patlatıyor ve emilmesini sağlıyor. Bunun için birkaç seans genellikle yeterli olmakla birlikte bazen daha uzun seanslar gerekebiliyor. 

Ameliyat izlerinden arınmak… 

Ameliyat izleri, yara yanık izleri ve sivilce izleri ise yaşamımız boyunca taşımak zorunda kaldığımız problemler. Bu izlerin kaldırılması %100 olarak mümkün olmasa da belirsiz hale getirilebiliyor. İngilizler’in geliştirdiği Nlite V lazer sistemi izlerin küçültülmesi için etkin bir sistem ve ayda bir gerçekleştirilen seanslar halinde tedavi yürütülüyor.

 Kozmetiklerde ‘Hegzapeptid’ dönemi…

 Kozmetiklerin cilt üzerindeki bakım etkileri artık günümüzde geliştirme, yenileme, koruma ve geleceğe yatırım şeklinde oluyor. Bu etkileri bir arada barındıran kozmetikleri Amerikan DCL firması üretiyor. Bu ürünler içerisinde özellikle yaşlanmış göz çevresi için DCL Peptid Plus Eye Treatment ve yüz-boyun için ise DCL Peptid Plus Treatment Serum ürünleri kozmetik sektöründe ilgi odağı olmayı başarmış gözüküyor. Yaşlanma karşıtı olarak geliştirilen ‘hegzapeptid’lerle cilde gençleştirme, parlak görünüm verme, nemlendirme ve anti-oksidan etkiler kazandırılıyor. Hegzapeptidler birbirleriyle sinerjik bir biçimde çalışarak lipid bariyerini güçlendirip yaşlanmanın görünen etkileriyle savaşıyor. 

Kozmetik bakımda sertifikalı organik ürünler… 

Artık tüketiciler beslenme, giyim, kozmetik ve diğer yaşamsal tüketimlerinde daha doğalı tercih ediyorlar. Dünyadaki çevresel kirlenme etkilerinden uzakta, uluslararası standartlar çerçevesinde üretilen ürünler ise sertifikalandırılarak organik ürünler olarak adlandırılıyor. Bu çerçevede Fransız-Alman ortaklığı ile üretilen Labiosthetique kozmetik ürünleri serisine sertifikalı saç ve cilt organik kozmetikleri de katılarak, saç ve cilt bakımının doğallığı daha da zenginleşmiş oldu. 

Makyajda yeni trendler… 

Güzellikte ve estetikte bakımın tamamlayıcısı olan renkli kozmetiklerde de gelişmeler hızla devam ediyor. Yenilikçi üreticiler, renkli kozmetiklerin ciltteki nem kaybını ortadan kaldırmak için içerisinde nemlendirici proteinler ve özellikle hyaluronik asit içeren ürünleri üreterek nem kaybına son verdiler. Labiosthetique tarafından geliştirilen ‘natural mineral make up’ ürünleri içerisinde taşınan nem sayesinde cilt uzun süre canlı ve parlak kalabiliyor.

 Adım adım kişiye özgü anti-aging… 

Her bireyin problemleri farklıdır, dolayısıyla problemleri doğuran nedenler de farklıdır. Yaşlanma karşıtı terapilerde önemli olan, ciltteki problemleri doğuran nedenleri tespit edip ortadan kaldırmak veya küçültmektir. İkinci adım ise; kişiye zarar vermeyen, cildin alt yapısını güçlendirecek ve problemlerini de küçültecek terapileri planlamaktır. Üçüncü adım ise; gelecekte cildin yaşayabileceği risklere karşı cildin gücünü arttıracak terapileri planlamaktır. Son olarak cildin içerisindeki uyuyan fabrikayı canlandıran bu adımlarda cildin ihtiyacı olan maddeleri (vitamin, mineral, element, besleyiciler vs.) bakımlarla cilde kazandırmaktır. Bu klinik bakımların paralel olarak evde de sürdürülmesi son derece önemlidir.



> Bize Sorun