Çağın inatçı hastalıkları olarak kabul edilen şişmanlık ve selülit problemleri vücudun sadece şeklini bozarken diğer yandan ise yaşam sağlığını ve kalitesini hızla bozuyor. Bu problemlerin oluşmasına neden olan faktörlerin küçültülmesi veya yaşamdan uzaklaştırılması kaybolan beden estetiği ve sağlığını geri getirebiliyor.

Tıp selülit ve şişmanlığa çare arıyor…

Tıp mühendisleri vücut şeklini bozan ve çağın hastalıkları olarak kabul edilen selülit ile şişmanlık problemleriyle savaşmak üzere; beden dokularının kaybolan sağlık seviyesini tekrar geri kazandırmak için teknolojilerle çare aramaya devam ediyor. İtalyan Tıp Adamlarının çalışmalarıyla geliştirilen Slim Up Must sayesinde selülit ile şişmanlığın gerek nedenleri, gerekse sonuçları sağlıklı bir şekilde azaltılabiliyor. Bu sistem sayesinde dokularda birikmiş yağlar metabolizmaya kazandırılıyor, zayıflamış kaslar güçlendiriliyor, gevşemiş ciltler sıkılaştırılıyor, dokularda birikmiş sıvılar tekrar genel dolaşıma kavuşturularak kişiler eski formlarına döndürülmeye çalışılıyor.

Birçok metot bir arada uygulanıyor…

Slim up Must dokulardaki biyolojik gücün tekrar geri kazandırılmasına paralel bir mantıkla çalışıyor. Güneşte var olan ve dokularda en çok emilip, en fazla faydayı sağlayan kızıl ötesi ışınlar, kulaklarımızın işitmediği ancak dokularda oluşturduğu vibrasyon sayesinde yenileyici etkilerini dokulara kazandıran ses dalgaları, dokuların sağlıklı çalışması için fiziksel ve kimyasal ortamları sağlayan yumuşak elektrik dalgaları ile dokulara enerji katan LED ışıklarının birleşiminden oluşuyor. Bu birleşik yöntemler sayesinde dokulardaki istenen sonuçlarda daha erken ve daha yüz güldürücü olabiliyor.

Biyolojik yapı güçlendiriliyor… 

Kızıl ötesi ışınlar yağ dokuda fazlaca emiliyor ve bir yandan yağ metabolizmasını artırırken, diğer yandan yavaşlamış kılcal dolaşımı artırıyor, toksinlerin uzaklaştırılmasını sağlıyor, ağrı oluşturan maddelerin etkisiz hale getirilmesini kolaylaştırıyor. Ses dalgaları yada diğer adıyla akustik etkiler ise dokularda yavaşlamış kılcal dolaşımı güçlendirerek oksijen ve besinlerden zengin kanın hücrelere ulaşmasını sağlıyor, metabolizmayı hızlandırıyor, şişmiş yağ hücrelerinin parçalamasını sağlayarak fazla yağlanmayı azaltıyor. Yumuşak etkili elektrik akımları ise artmış yağların yerine kasların gelmesini sağlıyor, sıkılığı azalmış dokuları daha elastik ve sıkı hale getiriyor, cildin derinliklerindeki kolajenin üretimini uyararak daha pürüzsüz bir cildin oluşmasına yardımcı oluyor, kasların çalışmasını sağlayarak dokulardaki birikmiş sıvıların dolaşıma kazandırılmasına yardımcı oluyor. 

Teknolojide güvenlik son derece önemli…

Beden formunun korunması ve bozulmuş formun tekrar geri kazanılması yönünden dokulara fayda sağlamak üzere geliştirilmiş sistemler öncelikle doku ve yaşam sağlığına zarar vermemeli. Önemli olan her yöntemin her kişi için uygun olmayacağı, doğru tercih yapılmaması halinde kişiye faydadan çok zarar getireceğinin bilinmesi. Slim up Must sisteminin kullanılmasında sakınca görülmediği kişilerde haftada bir defa, bir saatlik bir seans ile bedene kazandırılacak destek sayesinde vücut formunun normal limitlere döndürülebilme yoluna gireceği, sistemin kişilere son derece konforlu ve sağlıklı bir uygulama imkanı sağladığı görülmekte.

Kimlere uygulanmıyor…

Kalp pili ve ritim bozukluğu olanlar,  yüksek tansiyon ve aktif tümörü olanlar, sara hastalığı ve vücudunda metal protezleri bulunanlar, bacaklarında varis problemleri ile kanama – pıhtılaşma gibi kan hastalığı olanların özellikle elektriksel etkileri kullanan form güçlendirici teknolojileri kullanmamaları öneriliyor. Ayrıca hanımlarda aylık adet dönemlerinde de bu sistemler kullanılmıyor. Akustik sistemler ise ileri derecede kemik erimesi olanlar ile aktif tümörü bulunan kişilerde uygulanmıyor. 

Form geliştirici sistemlerin tercihi…

Öncelikle beden formunu bozan şişmanlık, selülit, bölgesel yağ fazlalıkları, sarkma probleminin hangilerinin, ne düzeyde oldukları tespit edilmeli. Vücut dokularının olması gereken seviyelerden ne kadar farklılaştığını gösteren vücut kompozisyon testi mutlaka yapılmalı ve elde edilen değerlerle metabolizmanın ne seviyede çalıştığı tespit edilmesi, son olarak ise dokular muayene edilmeli, sorunlar görülmeli, engelleyici unsurlar tespit edilmeli. Ardından ise dokulara fayda sağlayacak metotlar tespit edilmeli, problemleri kontrol altına alacak ve küçültecek haftalık terapiler problemlerin büyüklüğüne göre 8 -16 haftalık sürelerde planlanmalı.



Kişiye özgü planlama son derece önemli…

Her bireyin dokularının problemleri ve ihtiyaçları farklı olduğu gerçeğiyle, her metot her dokuya uygulanmayacağına göre titizlikle kişiye özgü hazırlanacak bir terapi programı ile ancak kişilerin dokularına ve vücut formlarına yardımcı olmak mümkün olabilmekte. 

Kendi metodunuzu belirlemeye çalışmayın…

Her kişinin bedeninin farklı etkilere ihtiyacı olduğu gerçeğinden hareket edersek, kişiler kendi bedenlerine uygulanacak metotları belirlemeye çalışmamalı. Burada önemli olan kişilere uygulanacak metotlardan ziyade kişilerin hangi prosedürü yaşamlarına dahil etmeleri gerektiğinin belirlenmesi. Sağlıklı ve dengeli beslenme, bedenin yeterince harekete sevk edilmesi, yeterince gerçekleştirilemeyen etkiler için dokulara teknolojik yardım ve yaşamsal gerekliliklerin bütünleşen bir disiplin halinde yaşama katılması halinde kişilerin yarar görmeleri de o derece yüksek olabilmekte.

Kaç seansta kaç beden küçülme…

Uygulayıcılar, uygulanan metotlar, uygulama merkezleri kişilere uyguladıkları metotlar sonunda kaç seansta kaç beden incelecekleri veya kaç kilo verdirecekleri yönünde ne yazık ki bir vaatte bulunamazlar. Önemli olan yaşamdaki yanlışları tespit etmek ve onları yaşam içerisinde küçültmek, dokulara gerekli ve doğru yardımı sağlamak, bilinçli bir birey olarak yaşamsal gereklilikleri uygulamak.

> Bize Sorun