Ciltteki yaşlanma belirtilerinin düzelmesine yardımcı olabilecek pek çok bilimsel temelli bakım kuralları var.


Her gün geniş spektrumlu bir güneş koruyucu kullanılması, SPF en az 15 olan bir güneş koruyucu ürün ciltteki yangıyı ve güneşe bağlı hasarları önler. Yaşlanan ve dökülen bir cilde uygulanabilecek en iyi tedavi yöntemi korumadır.

Her gün cilde antioksidan sürmek suretiyle cilt hasarlarına neden olabilen yangının oluşması önlenebilir. Yeşil çay, üzüm çekirdeği özü, magnesium ascorbyl phosphat (vitamin C ester), tocopherol (vitamin E), meyan kökü özü ve benzeri içerikleri olan ürünler bu konuda yardımcı olabilir.

Bariyer fonksiyonunun tamiri ve korunması hücreler arası nemi geri getirir ve korunmayı güçlendirir. Bu tamir onun doğal bileşenleri olan glycolipitler, seramitler, yağ asitleri ve kolesterol içeren ürünler kullanarak sağlanabilir. Böylece yangı önemli ölçüde giderilir ve cilt ihtiyaç duyduğu nemi geri kazanır. Bunun sonucu olarak cilt yüzeyi pürüssüzleşir ve sağlıklı bir görünüme kavuşur.

Günlük kimyasal peeling uygulamaları, özellikle alfa hidroksi asit içeren ürünler yavaşlayan hücre döngüsünü tekrar hızlandırmaya yardımcı olur, pürüzlü dokuları düzeltir ve kırışıklıkların görünümünü hafifletir.

Kolajen üretimini tetiklemek için alfa hidroksi asitleri ve a vitamini aitleri gibi bitkisel canlandırıcılar kullanılabilir.

Peptitler yaşlanan cildi tekrar genç bir cilt gibi davranması yönünde etkileyebilen veya değiştirebilen en yeni maddeler arasında yer alırlar. Peptitler cilt esnekliğini geliştirmek, mimik çizgilerini hafifletmek, yüzdeki şişlikleri azaltmak gibi ciltte pek çok olumlu değişim sağlamak için kullanılmaktadır.

Cildi nemli tutmak modası geçmiş bir fikir gibi algılanabilir, ama nem cildin düzgün olarak işleyebilmesi için çok önemlidir. Doğru nemlendiriciyi her gün düzenli olarak kullanmak şarttır. Cilt susuz kalmışsa yeni buluşların hiçbiri işe yaramaz!

 

> Bize Sorun