Paranın tüm kötülüklerinin anası olduğu günümüzde oldukça yaygın olan bir inanç kalıbıdır. Sadece sahip olduğumuz potansiyelin farkına varmayışımız ve kazancımız olan paranın fazlasının mutluluk değil mutsuzluğu getireceği, çok paranın hiçte iyi yollarla kazanılmayacağına olan inancımız, para pis ve kirlidir şeklinde ki düşüncemiz onu bizden uzaklaştıran bilinçaltı kalıplarından bazılarıdır. Kuantum alan çalışmalarımda, paraya önem vermediğini, hatta onu sevmediğini söyleyen çok danışanımın maddi olarak zorluklar yaşadığını gördüm. Bununla birlikte tıpkı çocukları ya da bir çiçeğin kokusunu severcesine paraya bakan ve değer veren kişilerin bu zorlukları yaşamadığına da şahit oldum.

Para pistir…

Düşünün ki çocuğunuz, anne ya da babanız ne kadar kirli olursa olsun onları sevmekten asla vazgeçmezsiniz. Yakınlarınız için durum böyleyken, çoğu kez paraya dokunduktan sonra pis olduğunu düşündüğünüz için hemen ellerinizi yıkama ihtiyacı duyarsınız. Peki kirli ya da pis olduğunu düşündüğünüz şeyin sırf bu yüzden size gelmeme ihtimalini hiç düşündünüz mü? Evrende her şeyin bir yasası vardır ve en önemli yasa ÇEKİM YASASIDIR... Yani neyi düşünür ve inanırsan onu yaşarsın.

Evren bolluk ve bereket içindedir…

İşte aslında parayı hayatımıza çekebilmek için en önemli adım bakış açımızı değiştirerek, bilinçlilik düzeyi yüksek bir şekilde hareket etmektir. Evren bolluk ve bereket içindedir. Doğada uçan kuştan toprak altında ki küçük canlılara varana kadar hepsi sadece içinde oldukları anı yaşarlar ve hiçbir zaman yarın ne yiyeceğim diye düşünmezler. Oysa bizler zihnimizde geliştirdiğimiz kıtlık bilinci ile evrendeki bolluk ve bereketi farkında olmadan red ederiz. ÇÜNKÜ çocukluğumuzdan bu günümüze kadar ; Ailemizden aldığımız para ile ilgili negatif inanç kalıpları Sıklıkla para ve para kazanmanın zorluğu ile ilgili duyduğumuz olumsuz sözler Paranın getirdiği zararlarla ilgili deneyimlere yönelik kayıtlı kodlarımız bulunmaktadır.

Para amaç değil, araç olmalı…

Ne kadar negatif inancımız olursa olsun hepimiz parayı ister ve hatta sevdiğimizi söyleriz. Çünkü her şeyden önce yaşamımızı sürdürebilmek için en büyük gereksinimizden birisi paradır. Para olmazsa, en temel ihtiyaçlarımızı bile karşılayamayabiliriz. Tüm bu ihtiyaçlarımızı karşılamak hatta istediğimiz gibi bir hayatı yaşayabilmek için paraya ihtiyaç duyarız. İhtiyaç duyulan miktar kişiden kişiye değişim gösterir. Kimi için bir ev parası 50.000 TL iken, bir diğeri için 500.000 TL bile yeterli miktar değildir. Önemli olan parayı hedefe götüren araç olarak benimsemektir. Hiçbir zaman hedefimiz çok para kazanmak olmamalıdır. Hedef kazanılan para ile ne yapılacağı ve nasıl kullanılacağı olmalıdır. Yani PARA HİÇBİR ZAMAN AMAÇ OLMAMALI, HER ZAMAN ARAÇ OLMALIDIR… Kazandığımız parayı sadece kendimiz için değil, bir kısmını yardım ve ihtiyacı olanlara destek olmak için kullanmak manevi zenginliğimizin de artmasında fayda sağlayacaktır. Birde yaptığımız tasarrufları KÖTÜ GÜN İÇİN DEĞİL, İYİ VE MUTLU GÜNLER PARASI OLARAK TASARRUF ETMEKTE bizi negatif inanç kalıplarından uzaklaştıracaktır. Yazdıklarım kuantum alan çalışmalarım sonrası edindiğim tecrübelerimin metne dökerek aktardığım kısa özetiydi. Hayatınızın her alanında BOLLUK VE BEREKET sizlerle olsun.

> Bize Sorun