Gelişmiş ülkeler başta olmak üzere, dünya nüfusu giderek yaşlanmaktadır ve 65 yaş üzerindeki nüfus hızla artmaktadır. Yaşlı nüfus oranının artmasıyla, yoğun bakım terimi ile birlikte PALYATİF BAKIM terimi de hayatımıza girmiştir. Çağımızda gelişmişliğin bir göstergesi olan palyatif bakım merkezleri şu an ülkemizde 91 hastanede hizmet vermektedir.

Peki Palyatif Bakım nedir ve kimlere uygulanır?

Palyatif Tedavi multidisipliner bir destek tedavisi olup; başta kanser hastalıkları olmak üzere bir çok kronik hastalıklarda görülen sıkıntıları gidermek için uyguladığımız tedavilerdir. Dünya sağlık örgütünün tanımına göre palyatif bakım; “Yaşamı tehdit eden bir hastalıkla yüz yüze kalan hasta ve hasta yakınlarının, yaşam kalitesini arttırmaya yönelik bir yaklaşım olup, başta ağrı olmak üzere fiziksel, psikososyal ve ruhani problemlerin erken tespit ve tedavisini hedefler”.

Palyatif bakım ekip işidir…

Yani palyatif bakımın amacı tedavi edici yaklaşımların tükendiği hastalarda; tanı anından itibaren olmak üzere, bütün tedavi süresi boyunca, hatta ölüm anında ve sonrasındaki yas süresince hasta ve hasta yakınlarına fiziksel ve psikososyal destek sağlamaktır. Palyatif bakım bir ekip işidir. Doktor, hemşire, fizyoterapist, sosyal çalışma uzmanı, din görevlisi, psikolog ve diyetisyen bu ekibin parçalarını oluşturur.

Doktor ekibin yönetimini üstlenir. Palyatif tedavinin temeli olarak, ağrıları ve diğer rahatsız edici şikayetlerin (halsizlik, iştahsızlık, nefes darlığı vs) giderilmesini sağlar. Hastalığın durumu ve ilerleyişi ile ilgili olarak hastayı, hasta yakınını ve ekibin diğer üyelerini bilgilendirir.

Hemşire hastaya ilerleyen hastalığın getirmiş olduğu zorlukların üstesinden gelmesinde yardımcı olur. Hastaya günlük becerilerini (vücut bakımı, beslenme, hareket etme) gerçekleşmesinde destek olur.

Sosyal çalışma uzmanı hastalık nedeniyle oluşan sosyal ve kişisel değişikliklerin, hatta ölümün üstesinden gelebilmelerinde hasta ve yakınlarına destek olur. Hasta için sosyal servisleri ve evde bakım hizmetlerini harekete geçirir.

Din görevlisi hastaya dini ve manevi sorunlarında yardımcı olur. Hastanın ve yakınlarının rahatlamasına, hastalığı kabullenmelerine ve korkularını azaltmaya destek olur.

Fizyoterapist vücut ve solunum egzersizleri ile hastanın yaşamında son anına kadar mümkün olduğunca aktif bir yaşam sürmesine destek olur.

Psikolog hastanın hastalığının üstesinden gelmesinde, depresyon ve korku durumunun tedavisinde hastaya yardımcı olur.

Diyetisyen hastanın ihtiyacı doğrultusunda yiyebileceği ve istediği yemeklerin hazırlanmasını sağlar.

> Bize Sorun