Sizlere bu yazıma kadar, Primer Amiliodozun genel belirtileri hakkında bilgi verdim. Benzer durumlar yaşayan bazı insanlar da benimle iletişime geçtiği gibi, bana da sürekli bilgi aktı, yardım ve destek mesajları geldi. Hastalık bende sindirim sistemini tuttuğu için, ilgili sistem bana bir numara büyük geliyor artık. Kocaman bir karnım var ve amiliodozuma zaman zaman sevgi sözleri ile yeterince ikamet ettiğini, artık beni terk etmesi gerektiğini söylüyorum tatlı tatlı. Diğer yandan Sevgili hematologların benim için yapacakları bir şey olmadığına göre, acaba bir Plastik Cerraha gitsem de, şu sindirim sistemimi bir beden küçültsem mi diye de düşünmüyor değilim. İşin şakası da olmasa, dayanılacak durum değil tabi. Pek tabi hastalığın pek çok sıkıntısını yaşıyorum. Emilim bozukluğu, yaşım da göz önüne alınınca, beni en çok kemiklerimden vurdu ayrıca. Kendi kendilerine kırılıyorlar. Şu anda en büyük korkum hastalığın kendisi değil, kalça kemiğimin kırılması korkusu. Dilerim öyle bir şey olmaz ama, bu konu için de bana artık hiç bir tedavi uygulayamıyorlar çünkü osteoporoz ilaçları en çok bağışıklık sistemini vuruyor. Hastalığın bir sonucu olarak, yeme kapasitem de oldukça düştü. Baktım olmayacak, kuşlar gibi minik minik bütün gün yiyorum ve bazı doğal destek ilaçlar kullanıyorum. Biraz fayda gördüm sanırım. Amaç enerjimi kısmen yükseltmek. Bütün dünyayı, envanter açısından taradım ve buradan pek çok dostum da bana el verdi, girişimde bulundu. Güzel haberse pazartesi günü geldi. Bu alanda dünyadaki en önemli merkez İtalyan Pavia Üniversitesi, benim tedavimi yapabileceğini bildirdi ve 22 Mayıs'da bana randevu verdi. Kendi hekimimin ifadesiyle: ''Ne de olsa, bir akademik sunum konusu''yum. Şimdi yapmam gereken tek şey, o tarihe kadar kendimi mümkün olduğu kadar iyi tutmak. Umarım başarabilirim. Zorlu bir süreç olacak kuşkusuz ama, umut her şeyden önemli. Bu süreçte, ülkem adına derin üzüntüler de yaşadım. Maalesef ülkemizde uygulanan sağlık politikaları üniversitelerin bilimin ve bilim insanlarının kaybına yol açmış durumda, üniversitelerimiz yerel nitelikte, dünyadan, bilimden, gelişmelerden kopmuş. Çok acı. Bana kalırsa en iyisi bırakın amiliodosis, kanser falan olmayı en fazla grip olun bu ülkede. Özel sektörse, bir kaç önemli hocalar hariç maalesef çok daha beter. Özel sigortaları ise baştan geçiniz. Ciddi bir rahatsızlığınız olana kadar hükümleri. Benim bildiğim araştırmacı, dünyayla iletişim halinde olan, kendisini geliştiren ve yetiştiren idealist hocalarımızın yerini maalesef niteliksiz insanlar almış. Ben her şeye rağmen çok şanslıydım bu anlamda da. Feminizmin 60'lı yıllarda bir sloganı vardı. Şöyle diyorlardı ''Özel olan her şey, politiktir.'' Aslında benim çaresizliğim de politik bir durum ve hepimizi ilgilendiriyor. Sizlere; takip ettiğiniz, destek verdiğiniz için çok teşekkür ederim ve hepinize en çok sağlık dilerim. Esen kalın.

> Bize Sorun